Windows’u açıyorsun.
Bilgisayarı kullanmak istiyorsun.
Ama işletim sistemi sanki kendi hayatını yaşamaya başlamış.
Arama kutusu var.
Widget var.
Copilot var.
Teams var.
OneDrive var.
Edge var.
Haberler var.
Öneriler var.
Bildirimler var.
Reklam benzeri içerikler var.
Bir de bunların hepsini kullanman gerekiyormuş gibi sürekli önüne çıkarılıyor.
Windows 11 gereksiz özellikler konusunda artık liste yapmak bile yorucu hale geldi.
Çünkü Microsoft’un yaklaşımı basit:
Bir özellik ekle.
Sonra başka bir özellik ekle.
Sonra onun içine başka bir özellik koy.
Sonra bütün bunları işletim sisteminin farklı yerlerine dağıt.
Kullanıcı da “Ben bilgisayarı açıp program çalıştıracaktım” diye ortada kalıyor.
Windows neden bu kadar şişti?
Eskiden işletim sisteminin temel görevi belliydi.
Dosyalarını yönet.
Programları çalıştır.
Donanımı yönet.
Ağa bağlan.
Bitti.
Şimdi işletim sistemi aynı zamanda sana içerik göstermeye çalışıyor.
Arama yaptığında internet sonuçları çıkıyor.
Başlat menüsünde öneriler görüyorsun.
Görev çubuğunda çeşitli servisler beliriyor.
Bulut hizmetleri sisteme gömülüyor.
Yapay zeka özellikleri ekleniyor.
Microsoft hesabı daha fazla yerde karşına çıkıyor.
Windows 11 gereksiz özellikler bakımından büyüdükçe işletim sistemi de giderek daha fazla “Microsoft hizmetleri vitrini” gibi görünmeye başlıyor.
Bilgisayarı kullanmak için neden bu kadar şey var?
Ben işletim sisteminden çok fazla şey istemiyorum.
Dosyalarımı açsın.
Programlarımı çalıştırsın.
Donanım düzgün çalışsın.
İnternet bağlantısı olsun.
Ben gerisini hallederim.
Ama Windows’un son yıllardaki yaklaşımı sanki kullanıcıya sürekli bir şey satmaya veya göstermeye çalışmak üzerine kurulmuş.
OneDrive kullan.
Edge kullan.
Microsoft hesabıyla giriş yap.
Copilot’u dene.
Widget’lara bak.
Bing’i kullan.
Microsoft 365’e geç.
Bir de yeni AI özelliği var.
Yeter artık.
Windows gereksiz uygulamalar konusunda işletim sistemiyle birlikte gelenlerin sayısı arttıkça, temiz bir bilgisayar kurmak bile başlı başına uğraş haline geliyor.
Copilot neden işletim sisteminin her yerine giriyor?
Yapay zeka modası başladıktan sonra Microsoft bunu Windows’un her tarafına sokmaya başladı.
Windows Copilot bunun en belirgin örneklerinden biri.
Yapay zeka elbette bazı işlerde kullanılabilir.
Ama her yere AI koymak zorunda değilsin.
Dosya yöneticisine AI.
Aramaya AI.
Ofise AI.
Tarayıcıya AI.
İşletim sistemine AI.
Sonra bilgisayarı açıyorsun ve karşında yine bir AI düğmesi.
İnsan bazen sadece bilgisayarını kullanmak istiyor.
Bir metin yazmak için yapay zeka çağırmak istemiyor.
Bir dosya açmak için yapay zeka istemiyor.
Hesap makinesini açarken AI istemiyor.
Windows’ta yapay zeka özellikleri çoğaldıkça Microsoft’un işletim sistemini gereksiz yere karmaşıklaştırdığı hissi daha da güçleniyor.
Başlat menüsü bile rahat bırakılmadı
Başlat menüsü basit bir şeydi.
Programlarını görürsün.
Ararsın.
Açarsın.
Şimdi ise çeşitli öneriler, son kullanılanlar, uygulama tavsiyeleri ve başka içerikler arasında programını bulmaya çalışıyorsun.
Bu kadar basit bir şeyi neden bu hale getiriyorsunuz?
Kullanıcı Başlat’a bastığında programını görmek istiyor.
İçerik portalı açmak istemiyor.
Windows 11 Başlat menüsü yıllardır olması gerekenden daha karmaşık bir hale geliyor.
Üstelik Microsoft arayüzü sürekli değiştiriyor.
Bir şeyi bulduğun yer sonraki sürümde değişiyor.
Bir ayar başka yere taşınıyor.
Bir seçenek başka menünün içine gömülüyor.
Sonra internette “Windows’ta şu ayar nerede?” diye aramak zorunda kalıyorsun.
İşletim sistemi kullanıyoruz.
Hazine avına çıkmıyoruz.
Ayarlar menüsü de ayrı bir felaket
Windows’un eski Denetim Masası ile yeni Ayarlar uygulaması yıllardır yan yana duruyor.
Bir ayarı bulmak için önce hangisine gideceğini düşünüyorsun.
Ayarlar’a giriyorsun.
Aradığın seçenek yok.
Denetim Masası’na gidiyorsun.
Orada var.
Başka bir ayar için tam tersi.
Windows ayarları neden bu kadar karmaşık sorusunun cevabı da Microsoft’un yıllardır eski yapıyı tamamen temizleyememesinde ve yeni arayüzü üstüne yapıştırmasında yatıyor.
Sonuç:
İki farklı yapı.
Farklı menüler.
Farklı tasarımlar.
Aynı işletim sistemi.
Buna modern arayüz deniyor.
Edge’i neden sürekli karşımıza çıkarıyorsun?
Windows’un başka bir takıntısı da Edge.
Başka tarayıcı kullanıyorsun.
Windows yine Edge’i bir şekilde önüne çıkarıyor.
Bir bağlantıyı açıyorsun.
Bir sistem ekranında Edge önerisi görüyorsun.
Varsayılan tarayıcıyla ilgili ayarlara giriyorsun.
Bir sürü seçenek.
Windows Edge dayatması kullanıcı açısından oldukça gereksiz bir mücadele.
Tarayıcıyı seçmek kullanıcının işi.
İşletim sisteminin görevi “Benim tarayıcımı kullan” diye sürekli dürtmek olmamalı.
OneDrive da aynı hikaye
OneDrive’ın kendisi ayrı bir hizmet.
Ama Windows ile olan entegrasyonu yüzünden sistemin içine fazlasıyla gömülmüş durumda.
Dosyalarını yerel olarak saklamak istiyorsun.
Bulut kullanmak istemiyorsun.
Yine de OneDrive karşına çıkıyor.
Senkronizasyon.
Bulut depolama.
Microsoft hesabı.
Yedekleme.
Bütün bunlar birbirine bağlanıyor.
Windows OneDrive kapatma diye insanların sürekli çözüm araması bile durumun ne kadar sinir bozucu hale geldiğini gösteriyor.
İnsanların bir kısmı bilgisayarında Microsoft’un bulut hizmetini kullanmak istemiyor.
Bu kadar basit.
Windows’un temel problemi: Her şeyi yapmak istemesi
İşletim sistemi ol.
Tarayıcı ol.
Bulut depolama ol.
Arama motoru ol.
Yapay zeka asistanı ol.
Haber uygulaması ol.
İletişim uygulaması ol.
Ofis platformu ol.
Oyun platformu ol.
Microsoft’un elindeki her hizmeti Windows’a bağlama eğilimi var.
Sonuçta işletim sistemi giderek şişiyor.
Windows neden yavaşlıyor diye sorulduğunda bunun tek sebebi elbette gereksiz özellikler değil. Donanım, sürücüler, arka plan servisleri ve kullanılan programlar da etkili.
Ama işletim sisteminin sürekli yeni servislerle doldurulması da bu tabloyu güzelleştirmiyor.
Daha fazla özellik daha iyi yazılım demek değil
Yazılım sektörünün en saçma hastalıklarından biri bu.
Yeni sürüm çıkıyor.
Özellik sayısı artıyor.
Sonra ürünün daha iyi olduğu varsayılıyor.
Hayır.
Bazen daha iyi yazılım daha az şey yapan yazılımdır.
Daha az menü.
Daha az bildirim.
Daha az arka plan servisi.
Daha az gereksiz entegrasyon.
Daha az dayatma.
Windows’un ihtiyacı olan şey yeni bir widget değil.
Daha sade bir işletim sistemi.
Sonuç
Windows artık sadece bilgisayarını çalıştıran bir işletim sistemi olmaktan çıkıp Microsoft’un bütün servislerini içine doldurduğu dev bir platforma dönüşüyor.
Windows 11 gereksiz özellikler açısından büyüdükçe kullanıcıya verilen kontrol de azalıyor.
Copilot.
Edge.
OneDrive.
Widget’lar.
Öneriler.
Microsoft hesabı.
Arama entegrasyonları.
Hepsi bir şekilde işletim sisteminin içine giriyor.
Sonra kullanıcı bunların arasında kendi bilgisayarını kullanmaya çalışıyor.
Bence Windows’un daha fazla özelliğe ihtiyacı yok.
Tam tersine, ciddi bir temizlik gerekiyor.
İşletim sistemi biraz susmalı.
Biraz geri çekilmeli.
Kullanıcının bilgisayarını kullanmasına izin vermeli.
Çünkü bilgisayarın başına oturduğumda Microsoft’un bana ne göstermek istediğiyle ilgilenmiyorum.
Bilgisayarımı kullanmak istiyorum.
Bu kadar basit.