flat screen monitor turned-on

Linux Kullanıyorum Diye Bilgisayardan Anlıyor Olmuyorsun

Linux hakkında internette iki cümle kur.

“Linux çok iyi.”

Hemen birileri geliyor.

“Windows zaten spyware.”

“Linux öğren.”

“Arch kur.”

“Terminal kullanmayı bilmiyorsan bilgisayar kullanma.”

“Windows’tan kurtul.”

Adam sadece oyun oynamak için bilgisayar kullanıyor.

Sen karşısına 140 tane terminal komutu koyuyorsun.

Linux fanboyluğu isletim sistemi kullanmaktan çıkıp tarikat isine dönüyor.

Linux kullanan herkes hacker sanılıyor

Linux kuruyor.

Terminal açıyor.

sudo yazıyor.

Kendini siber güvenlik uzmanı sanıyor.

Sonra yazıcı çalışmıyor.

Wi-Fi kopuyor.

Bluetooth görünmüyor.

Ekran kartı sürücüsü saçmalıyor.

Terminale dönüyor.

Forumlarda üç saat çözüm arıyor.

En sonunda:

“Linux özgürlük.”

diye tweet atıyor.

İşte Linux neden zor sorusunun cevabı burada.

Kullanıcı deneyimi Windows kadar iyi olmadığı için.

Normal kullanıcı bilgisayarın kendisiyle uğraşmak istemiyor.

Bilgisayarı kullanmak istiyor.

Bu kadar basit.

“Terminal kullanmayı öğren”

Bu cümle Linux fanboylarının favorisi.

Bir program kurmak istiyorsun.

Windows’ta mağazadan indiriyorsun.

Linux’ta dağıtıma göre paket yöneticisi.

Repo.

Flatpak.

AppImage.

Deb.

RPM.

Sonra bağımlılık.

Sonra sürüm.

Sonra başka bir paket.

Sonra terminal.

Kullanıcı:

“Ben sadece programı kurmak istiyorum.”

Linux fanboyu:

“Terminalden iki komut yazacaksın.”

Niye?

Adam bilgisayarı kullanmak istiyor.

Terminal sınavına girmek istemiyor.

Linux yeni başlayanlar için zor mu diye soranlara “Hayır, 10 dakikada öğrenirsin” demek de ayrı komedi.

Evet, temel kullanım öğrenilebilir.

Ama Linux’un dağıtım, masaüstü ortamı, sürücü ve paket sistemi tarafında Windows’tan çok daha fazla şeyle uğraşabildiğin gerçeğini yok sayamazsın.

Her sorun için terminal çözümü olması marifet değil

Linux’ta bir şey bozuluyor.

Arama yapıyorsun.

Karşına terminal komutu çıkıyor.

Kopyala.

Yapıştır.

Enter.

Hata.

Başka komut.

Enter.

Başka hata.

Forum.

Birisi 2019 yılında yazmış:

“Kernel’i yeniden derle.”

Ulan ben yazıcı kullanmak istiyorum.

Kernel neden yeniden derleniyor?

Linux sürücü sorunları bu yüzden yeni kullanıcıyı bezdirebiliyor.

Bir donanımın Windows’ta doğrudan çalışması kullanıcı için büyük avantaj.

Linux’ta aynı cihazın destek durumunu araştırmak zorunda kalmak güzel bir “özgürlük” deneyimi değil.

NVIDIA konusu açılınca ortalık daha da karışıyor

Linux fanboyu NVIDIA’dan nefret ediyor.

NVIDIA sürücüsü kuruluyor.

Bir şey bozuluyor.

“Kapalı kaynak olduğu için.”

AMD’ye geçiyorsun.

Başka bir şey sorun çıkarıyor.

“Wayland kullan.”

Wayland kuruyorsun.

Başka bir şey.

“X11’e dön.”

Böyle böyle bilgisayar kullanmayı bırakıp işletim sistemi yönetmeye başlıyorsun.

Linux NVIDIA ekran kartı sürücüsü konusu yıllardır konuşuluyor.

Son kullanıcı açısından bakınca ise soru çok basit:

Ekran kartını taktım.

Çalışacak mı?

Windows’ta çoğu kullanıcı için cevap evet.

Linux’ta ise donanıma ve dağıtıma göre araştırma gerekebiliyor.

“Linux oyun için artık Windows’tan daha iyi”

Bu cümle de son yıllarda çok arttı.

Steam ve Proton sayesinde Linux oyun konusunda gerçekten büyük yol aldı.

Ama Linux fanboyları burada da frene basmayı unutuyor.

Bir oyun Proton’da çalışıyor diye Windows ile tamamen aynı deneyim olduğunu söylemek saçma

Native oyun.

Proton.

Anti-cheat.

Launcher.

DRM.

Mod desteği.

VR.

Ekran kartı sürücüsü.

Bunların hepsi devreye giriyor.

Linux oyun performansı Windows’tan iyi mi diye soran birine her oyun için aynı cevabı veremezsin.

Bazı oyunlarda gayet iyi.

Bazılarında sorunlu.

Bazılarında hiç uğraşmaya değmez.

Özellikle rekabetçi oyunlarda anti-cheat desteği hâlâ ciddi mesele.

“Windows spyware”

Bu da fanboy sözlüğünün vazgeçilmez maddesi.

Windows’ta telemetri var.

Evet.

Veri toplama konusunda eleştirilecek çok şey var.

Ama Linux kullanan herkesin gizlilik konusunda keşiş gibi yaşadığını sanmak da komik.

Chrome kullanıyorsun.

Google hesabın açık.

Discord açık.

Steam açık.

YouTube açık.

Telefon Android.

Sonra Linux terminalinden:

“Windows beni izliyor.”

Tamam kardeşim.

Bilgisayarda 14 tane hesabın açık zaten.

Arch Linux kurmak neden statü oldu?

Linux dünyasının en komik taraflarından biri de dağıtım seçimini kişiliğe dönüştürmek.

Ubuntu kullanan:

“Yeni başladım.”

Arch kullanan:

“Ben sistemi kendim kurdum.”

Gentoo kullanan:

“Sen benimle konuşma.”

NixOS kullanan:

“Konfigürasyon dosyam var.”

Debian kullanan:

“Ben stabilite istiyorum.”

Sonra biri Linux Mint kullanıyor diye küçümseniyor.

Adam bilgisayarını kullanıyor.

Sen dağıtım elitizmi yapıyorsun.

En kolay Linux dağıtımı diye arayan yeni kullanıcıya Arch önermek de ayrı bir manyaklık.

Yeni kullanıcıya önce kolay bir sistem ver.

Adam Linux’u sevsin.

Sonra isterse gidip kernel ile kavga eder.

Linux’un en büyük problemi fanboy kullanıcı

Adam:

“Wi-Fi çalışmıyor.”

Cevap:

“RTFM.”

Harika.

Sonra Linux’un neden masaüstünde daha fazla kullanıcıya ulaşmadığını düşünüyorlar.

“Windows’tan Linux’a geçtim, hayatım değişti”

YouTube’da bu başlıkları görmüşsündür.

“Windows’u sildim.”

“Bir daha geri dönmeyeceğim.”

“Linux beni özgürleştirdi.”

İki hafta sonra:

“Windows’ta şu programın alternatifi var mı?”

“Şu oyun Linux’ta neden açılmıyor?”

“Adobe programlarını nasıl çalıştırırım?”

“Anti-cheat destekleniyor mu?”

Sonra dual boot.

Windows tekrar diskte.

Özgürlük güzel şey.

Ama oyun açılmıyorsa kullanıcı için pek anlamı yok.

Linux ne zaman mantıklı?

Bilgisayar üzerinde kontrol istiyorsan.

Sunucu kullanıyorsan.

Programlama yapıyorsan.

Eski bilgisayarı değerlendirmek istiyorsan.

Sistemi kurcalamayı seviyorsan.

Açık kaynak yazılımlara önem veriyorsan.

Kendi sistemini istediğin gibi şekillendirmek istiyorsan.

Linux gayet iyi bir tercih.

Ama Linux mu Windows mu sorusunun herkese tek cevabı yok.

Bir işletim sistemini seviyorsan kullan.

Ama başkasına zorla anlatmaya çalışma.

Adam Windows kullanıyor diye cahil değil.

Linux kullanıyor diye hacker da değil.

Fanboyluk burada başlıyor

Linux kullanmak sorun değil.

Linux’u sevmek de sorun değil.

Sorun, kullandığın işletim sistemini kişiliğinin parçası haline getirmen.

Birisi Windows kullanıyor.

“Nasıl kullanıyorsun bunu?”

Birisi Mac kullanıyor.

“Apple koyunları.”

Birisi Ubuntu kullanıyor.

“Mint kullansaydın.”

Arch kullanıyor.

“Gerçek Linux kullan.”

Böyle bir ortamda işletim sistemi değil, futbol takımı seçiyorsun sanki.

Linux fanboyları neden Windows’tan nefret ediyor diye sorunca cevabı da burada.

Çünkü bazı insanlar işletim sistemi tercihinden kimlik çıkarıyor.

Sonra kendi seçimini savunmak için diğer sistemleri sürekli boklamak zorunda hissediyor.

Halbuki bilgisayarın başına oturup işini yapmak çok daha kolay.

Windows aç.

Programını aç.

İşini yap.

Linux aç.

İstersen sistemi parçalarına kadar kurcala.

İstersen terminalden bütün gece takıl.

Ama bunu başkasına “gerçek bilgisayar kullanmak” diye satmaya çalışma.

Çünkü bilgisayar kullanmak terminalde 40 komut yazmak değil.

İhtiyacın olan işi en az uğraşla yapabilmektir.

Linux bunu sana sağlıyorsa Linux kullan.

Sağlamıyorsa Windows kullan.

Ama sırf Arch kurdun diye kendini bilgisayar tanrısı sanmaya da gerek yok.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir