Daha Fazla Watt, Daha Hızlı Şarj Demek mi? Büyük Hızlı Şarj Aldatmacası

Telefon üreticileri bir dönem megapiksel yarışına takılmıştı.

Sonra ekran yenileme hızı geldi.

Şimdi ise başka bir rakam yarışı var:

Watt.

67W.

80W.

100W.

120W.

150W.

240W.

Telefon değil, elektrikli otomobil şarj sistemi satılıyor sanki.

Her yeni telefonda şarj gücü biraz daha yükseliyor ve bu rakam büyük bir teknolojik gelişme gibi sunuluyor. Kullanıcı da 120W destekleyen telefonun 67W destekleyen telefondan otomatik olarak çok daha üstün olduğunu düşünüyor.

Oysa mesele bu kadar basit değil.

Telefonun 120W desteklemesi, bataryanın şarj sürecinin tamamında 120W güç aldığı anlamına gelmiyor.

Şarj gücü sabit değil.

Telefon batarya seviyesine, sıcaklığa ve çeşitli koruma mekanizmalarına göre şarj gücünü değiştirebiliyor. Batarya doldukça şarj hızı düşebiliyor.

Dolayısıyla kutunun üzerine yazılan 120W değeri, kullanıcıya anlatıldığı kadar basit bir performans göstergesi değil.

Ama reklam açısından mükemmel.

Çünkü 120 sayısı 67’den büyük.

Bütün mesele burada başlıyor.

Telefon üreticileri artık hızlı şarj konusunda birbirleriyle rakam yarıştırıyor.

“Benim telefonum 67W.”

“Benimki 100W.”

“Benimki 120W.”

“Benimki 150W.”

Sonra daha yüksek bir değer ortaya çıkıyor ve eski değer bir anda yavaşmış gibi gösteriliyor.

Bu tamamen teknik özellik yarışına dönüşmüş durumda.

Bir telefonun 67W şarj olması dün yeterliyken bugün 120W olmadan telefon yavaş kabul ediliyor.

Yarın muhtemelen 200W normal kabul edilecek.

Sonra 300W konuşulacak.

Çünkü rakam büyüdükçe reklam daha etkileyici görünüyor.

Asıl komik olan ise kullanıcıların çoğunun bu rakamı günlük kullanım deneyimiyle doğrudan ilişkilendirmesi.

120W yazıyor.

Demek ki çok hızlı.

Ama gerçek kullanımda önemli olan yalnızca maksimum watt değil.

Telefonun yüzde kaçtan yüzde kaça ne kadar sürede çıktığı önemli.

Şarj hızının hangi seviyeye kadar korunduğu önemli.

Telefonun sıcaklık yönetimi önemli.

Bataryanın kapasitesi önemli.

Güç tüketimi önemli.

Bunların hepsini tek bir watt rakamına indirgemek anlamsız.

Üstelik yüksek şarj gücü beraberinde daha fazla ısı ve daha karmaşık güç yönetimi ihtiyacını da getiriyor.

Telefonun içindeki sistem, bataryaya yüksek güç aktarırken sıcaklığı kontrol etmek zorunda.

Kullanıcı ise bütün bunları düşünmek yerine kutuya bakıyor.

120W.

“Bu çok iyi.”

Bitti.

Hızlı şarj watt değerleri tam anlamıyla yeni megapiksel yarışına dönüşmüş durumda.

Bir zamanlar 18W hızlı şarj olarak anlatılıyordu.

Sonra 25W.

33W.

45W.

67W.

100W.

120W.

150W.

Rakam sürekli yükseliyor.

Fakat burada asıl soru şu:

Bu rakam büyüdükçe telefon deneyimi gerçekten aynı oranda mı gelişiyor?

Hayır.

Çünkü bir telefonun şarj cihazının üzerinde 120W yazması, telefonun her durumda 120W ile şarj edildiği anlamına gelmiyor.

Üreticiler maksimum değeri öne çıkarıyor.

Tıpkı otomobillerde yalnızca maksimum hızın yazılması gibi.

Sonuçta kullanıcı bir teknik özellik satın alıyor.

Bir de bunun başka bir tarafı var.

Telefonun kutusundan şarj adaptörü çıkmıyorsa yüksek watt değerinin ayrı bir maliyeti ortaya çıkabiliyor. Üreticinin belirttiği maksimum şarj hızına ulaşmak için uygun adaptör ve kablo gerekebiliyor.

Böylece telefon satın alıyorsun.

Sonra hızlı şarj adaptörü satın alıyorsun.

Sonra uygun kablo satın alıyorsun.

Telefonun teknik özelliği olarak gösterilen yüksek watt değeri, kullanıcı açısından ayrıca masrafa dönüşebiliyor.

Bu nedenle “kaç watt?” sorusunu telefon satın almanın merkezine koymak oldukça yüzeysel.

67W yazıyor diye telefonu çöpe atmak, 120W yazıyor diye yeni telefonu almak anlamsız bir tüketim yarışına dönüşüyor.

Hızlı şarj elbette teknik bir özellik.

Ama üreticilerin yaptığı gibi her yeni watt değerini büyük bir devrim gibi sunmak başka bir şey.

Bir noktadan sonra telefon satın almıyoruz.

Watt rakamı satın alıyoruz.

67W.

100W.

120W.

150W.

Sonra daha büyük bir sayı geliyor.

Ve bütün döngü yeniden başlıyor..

Yorum Bırak